Siyah Tenli İnsanlarda Neden Renkli Göz Olmaz?

siyah zenci gözüBiyoloji konusu ve genetik bilimi ile insanların gelecekte ne hal alacağını uzun yıllar boyu araştıran bir bilim dalıdır. Bu bilime göre insanların atalarından gelen özellikle bazı değişikliklere uğrayarak yeni bireylerin oluşmasına neden olmaktadır. Bu yeni özellikler yeni varyasyonlar ile bir çok hal değiştirip yeni haller alabilir.
İnsanlarda meydana gelen saç renkleri, göz renkleri veya ten renkleri bu değişikliklerin meydana getirdiği sonuçlardır. Bu sonuçlar farklı renklerde ve tenlerde insanların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ortaya çıkan bu değişiklikler farklılıkların doğmasına da neden olmaktadır. Yapılan araştırmalarda bu tür farklı genlerin milyonlarca olduğu yapılan deneylerle defalarca ortaya çıkarılmıştır. Bu deneyler insanların değişik genlerle değişik hallere büründüğü yargısını ortaya çıkarmıştır.
Peki siyah tenli insanların renkli göze sahip olamamalarının nedeni nedir? Siyah tenli olan insanların genleri açık renkli tenli insanlara göre daha baskındır. Normalde siyah tenli olan bir bireyde de renkli göz geni bulunur fakat diğer koyu renkler daha baskın olduğu için ortaya yine kahverengi veya siyah renkli gözün çıkması ile sonuçlanır.
Açık tenli insanlarda renkli gözün oluşma sebebi de tam olarak böyledir. Açık tene sahip olan bireylerde koyu göz rengi taşıyan genler çekinik halde bulunur. Yine yukarıda anlattığımız gibi siyah renk veya kahverengi renk geri planda kalırken yeşil veya mavinin farklı tonları açık tenli insanlarda ortaya çıkabilir.

Dejavu Ne Demektir?

Dejavu o an da yaşanmakta olan olayların daha önce yaşandığı hissinin kişi tarafından algılanmasıdır. Bu algılam bir çeşit beyin faliyeletlerinde meydana gelen bozukluklardır. Bu bozukluklar bir algı probleminden doğmuştur. Bu algı problemi insanlar da normal bir şekilde görülebilir. Ayda veya uzun sürede ortaya çıkan bu algı problemleri için insanların çekinmesine gerek yoktur. Fakat gün gün veya hafta hafta gerçekleşen dejavular ise kesinlikle tedavi edilmelidir. Bu tür fazla görülen olayların altında farklı sebepler aranmalıdır.
Dejavu olayı insanların  ilgisini çektiği gibi bilim insanlarınında bir çok araştırma konusu haline gelmiştir. Bu araştırmalar sonucunda ise bir çok farklı faktörün bu olayın yaşanmasına neden olduğu ortaya çıkmıştır. Kişinin beyni olayları yaşadığı anda bazen daha aktif olarak çalışmaktadır. Bu aktiflik sonucunda ise yaşanılan olayların zaman kavramında bazı aksaklıklar meydana gelmektedir. Yorgunluk halinde, aşırı çalışmanın ardından veya ruhsal olarak yaşanan bazı değişiklikler bu olayın sık sık yaşanmasına neden olan faktörlerdir.
Yapılan araştırmalar da yine kadın ve erkeğin yaşadığı bu olayların arasında fazla bir farkın olmadığı ortaya çıkarılmıştır. Beynin sağ ve sol lopunda meydana gelen aksaklıklar dejavunun oluşmasındaki en büyük etkendir.
Küçük yaşlarda bu olayı sürekli yaşadığını söyleyen çocukların sara hastalığı belirtilerini taşıdığı unutulmamalı ve derhal bir sağlık merkezine müracat edilmelidir. Eğer bu belirtiler daha yaşlı bir kişi de ortaya çıkıyor ise beyinde meydana gelen bir hasarın ortaya çıkardığı bir sonuç olabilir.

Neden "Dingonun Ahırı mı " deriz?

Dingonun Ahırı
Dilimiz de anlamını bilmediğimiz onlarca sözcük veya sözcük öbekleri bulunmaktadır. Bu sözcüklerin anlamları hakkında bilgisi olmayan insanların sürekli söz öbeklerini kullanması ise ayrı bir tartışma konusu veya bir bilimsel araştırma olabilir. Gün için yaşanan tüm olayları tek bir kelime veya kelimelerle özetleyen insanlar bu tanımlar için çeşitli söz öbeklerini kullanabilir. Kullandığı söz öbeğinde amaç karşıda ki kişiye aktarmak istediği bilgiyi aynen ve eksiksiz bir şekilde paylaşmaktır.
Yine insanların çok sık kullandığı ve anlamı hakkında bir fikri olmadığı dingonun ahırı söz öbeği nereden gelmektedir? Bu söz öbeğinin gerçekte anlamı nedir?
Atlı tramvayların kullanıldığı dönemlerde insanlar pek çok zorluğun karşısında atların gücünü kullanmaktadırlar. Bu dönemde atlar yokuş çıkılmasında daha da ihtiyaç duyulan bir hayvan haline gelmektedir. Bu tramvayları atların dinlenmesini beklemeden hareket edemezler. Özellikle taksim meydanında dinlenme ihtiyacı duyan bu atlar bu bölge de bulunan bir ahırda bir süre dinlendikten sonra yollarına devam etmektedirler.
Bu ahırın o dönemdeki tek sahibi olan bir rum ise bu ahıra dingo ismini takmıştır. Gün boyu onlarca atın bölgeye girip çıkması ile ortaya çıkan bu söz aslında yol geçen hanı anlamı vererek bura dingonun ahırımı söz öbeğinin doğmasına neden olmuştur.
Bölgede bulunan bu ahır dilimize böyle bir söz öbeğini kazandırmıştır. Kazandırılan bu söz öbeği insanlar arasında sürekli olarak kullanılmakta ve kullanılmaya da devam etmektedir.

En Gereksiz 10 Kanun

kanun
  1. Miami’de(ABD), karakol içinde kaykay sürmek yasaktır.
  2.  Londra’da meclis binası içinde ölmek yasaktır.
  3. Ohio’da(ABD)  sarhoşken balık yemek yasaktır.
  4. Alabama’da(ABD) gözleri kapalıyken araç sürmek yasaktır.
  5. Londra’da, salgın hastalığı olan kişinin taksi durdurması yasaktır.
  6. San Salvador’da, sarhoş sürücüler kurşuna dizilir.
  7. Vermont’da , kadınlar takma diş taktırmak için kocalarından yazılı izin almak zorundadırlar.
  8. Fransa’da Domuzlara Napoleon İsmini Koymak Yasaktır.
  9. Kentucky’de, 1.80 cm’den büyük silahları gizleyerek taşımak yasaktır.
  10. Florida’da, bekar kadınlar pazar günleri paraşüt atlayışı yapamazlar.

Neden Farklı Diller Ortaya Çıkmıştır?

lisanDünyamız her geçen daha da büyümekte ve yeni bireylerin katılması ile daha da kalabalıklaşmaktadır. 6 milyar insanın yaşadığı gezegenimizde yaklaşık 3000 dil konuşulmakta ve insanların iletişimi bu diller sayesinde olmaktadır. Örneğin Hindistanda yaklaşık 800 dil konuşulmaktadır. Bu diller coğrafyada her 12 kilometrede bir değişmekte ve insanların farklılaşması ile daha da birbirinden bağımsız bir hal almaktadır.
Nüfusu 1 milyardan fazla olan Çin’de ise batı ve doğuda kullanılan diller birbirinden oldukça uzaktır. Yani batıdan doğuya giden bir Çinli insanlarla anlaşmakta büyük bir zorluk çeker. Bu kadar fazla dil varken 1 milyondan fazla kişinin kullandığı dil sayısı ise 30 taneyi geçmemektedir.
Peki bu kadar fazla dil nasıl meydana gelmiş ve farklılaşmalar ortaya çıkmıştır? Medeniyetler ilk olarak tarih öncesinde aynı dili ve anlaşma yöntemlerini kullanmışlardır. Fakat coğrafi ve ekonomik nedenlerle başlayan göçler dillerin farklılaşmasını sağlayan en önemli faktör olmuştur. Asyaya,  Afrikaya ve diğer bölgelere göç etmeye başlayan insanlar yaşadıkları coğrafyanın kültürlerinide dillerine katarak yeni ve birbirinden oldukça farklı diller meydana getirmişlerdir.
Fakat diller ne kadar birbirinden farklı gibi görülse aslında birbiri ile bağlı oldukları bir çok ortak noktada bulunmaktadır.

İnsan Ne Kadar Uykusuzluğa Dayanır?

Bilim insanları ideal uyku saatini sürekli araştırmış ve farklı sonuçlar elde etmişlerdir. Bunun temel nedeninde ise kişilerin gün içinde yaşadığı fiziksel veya psikolojik etkenler yatmaktadır. Yani kişi eğer gün içinde aşırı yorulup gereğınden fazla iş yapmış ise ideal standartlar o anlarda yön değiştirebilmektedir. Yine aynı şekilde gün içinde yaşanan bazı sıkıntılar veya psikolojik değişikler kişinin uyku düzeninde problemler yaratabilir.
Fakat yapılan araştırmalar normal bir düzen içinde ideal uyku saatinin 8 saat olduğu vurgusu yapılmıştır. Fakat üstte belirttiğimiz nedenlerden dolayı kişiler 4-5 saat bir uykuyla günü rahatlıkla geçirebilir. Tam tersi bir durumda ise 11-12 saat uyuyan bir kişi yinede kendini yeterince uyumamış sayabilir.
Yapılan araştrımanın bir diğer sonucu ise kişilerin yaklaşık 36-48 saat uykusuz kalmasının metabolizmasına oldukça zararlı olduğu vurgulanmıştır. 36 saat uykusuzluktan sonra kişide farkedilir şekilde değişiklikler ve düzensizlikler kendini göstermektedir.
Özellike bu dönemde kişi uykusuz kalmaya devam ederse fiziksel zararların yanında psikolojik zararlar da ortaya çıkabilir. Uykusuzluk sorunu yüzünden bir çok kişi depresyon tedavisi görmektedir. Bazı depresyonlar sonrasında ise kişiler uzun zamanlar hatta yıllar boyunca uykusuz da kalabilir. Bu tür enterasan olayların görünme olasılığı ise oldukça azdır.

İlk İnsanlar Kaç Yıl Önce Vardı?

ilk insan kemikleri
İnsanoğlunun merak ettiği en önemli sorulardan biride mutlaka  insanoğlunun kaç yıldan beri dünya üzerinde yaşadığıdır. Bu soru çeşitli tarih bilimcileri tarafından ortaya atılmış ve çeşitli cevaplar ortaya çıkmıştır. Özellikle tam anlamıyla insan gibi yaşamaya başlanılması mı yoksa başka bir kriter mi bu soruya doğru cevap verecektir.
Tarih bilimcileri ulaştığı veriler ve araştırmalarının sonucunda ilk insan türü olan Australopithecusların bundan tam 3 milyon yıl önce yaşadığını ortaya koymuştur. Bu kalıntılar Afrika bölgesinde ortaya çıkmış ve ilk insanların bu bölgede yaşayabileceği sonucunu çıkarmamıza neden olmuştur.
Tam anlamıyla ateş yakabilen ve insancıl faaliyetlerde bulunabilen tür olan H. erectuslar bundan tam 1.5 milyon önce yaşamını sürdürmektedir. İlkel özellikleri hala üzerinden taşıyan bu grubun bazı kesimlerinde yamyamlık devam ediyordu.
İnsanlığın gerçek anlamda tam olarak bugünkü yapısını alması ise bundan 90000 yıl önce olduğu da yine aynı bilim insanları tarafından ortaya atılmıştır.